Mimari Tasarıma Giriş
Mimari Tasarım Dersine Giriş
19 Mart 2012 Pazartesi
10 Mart 2012 Cumartesi
Mimari de Geştalt ilkeleri
G.20yy. başlarında sanat psikolojisi alanında çalışan bir grup alman bilim adamının ‘ sanat algısının en temel birimi f o r m dur’ önerisi hem sanat hem de psikoloji alanında bir dönüm noktası sayıldı Almanya da Nazi baskısı ve yayınladıkları psikoloji dergisinin yasaklanması üzerine Amerika’ya göç eden bilim adamları orada algı konusunda üniversitelerde ders verdiler, yayınlarını sürdürdüler.
Geştalt teorisi, bir eşya veya olayın anlamlandırılmasında, uyaran veya biçimlerin bütünsel algısını vurgulayan görüş olarak tanımlanabilir
GEŞTALT YAKLAŞIMI
Süreklilik ilkesi : Sonunu Göremediğimiz Bir Kurgunun Sanki Devamı Varmış gibi Yada Görunen Kısmında oldugu gibi AYNEN devam ettigini Anlatır.
Geştalt teorisi, bir eşya veya olayın anlamlandırılmasında, uyaran veya biçimlerin bütünsel algısını vurgulayan görüş olarak tanımlanabilir
GEŞTALT YAKLAŞIMI
Ögeler Arası ilişkiler Geştalt Psikolojisinin Temelini Oluşturur.
Geştalt Psikolojisinin Temsilcileri Davranışların Bir bütün oldugunu ; Bunun da Parçalara Ayrılayamacagını Savunmuşlardır.
Geştalt Psikolojisine Göre Parçaların Bir Bütünlük içerisinde Anlam KAzanması Önemlidir.
Örneğin Bir Tablo ; tuval Boya ve Renklerin çok Dışında Bir Anşam ifade Eder. Bir Renk/boya Tek Başına Bir Anlam ifade edemezken Diger Parçalarla Bir Bütün oluşturdugunda Ancak Anlam Kazanır.
Mimarlıkta Görsel Duyu ve Buna Bağlı oluşan psikoloji ile ilgili Bir Grup Alman Bilim Adamının üzerinde Çalıştıgı ilkelerdir. Göze Gelen uyarı ile Beyinde oluşan Tepkileri ele alan Bu ilkeler Var olan olgunun cevreyle ilişikliği üzerinde de Durmaktadır.Geştalt Psikolojisine Göre Parçaların Bir Bütünlük içerisinde Anlam KAzanması Önemlidir.
Örneğin Bir Tablo ; tuval Boya ve Renklerin çok Dışında Bir Anşam ifade Eder. Bir Renk/boya Tek Başına Bir Anlam ifade edemezken Diger Parçalarla Bir Bütün oluşturdugunda Ancak Anlam Kazanır.
GEŞTALT iLKELERİ
Kapalılık Özelliği : Zemin üzerinde Dağınık Duran Cisim/Şekillerin Beyin Tarafından Bir Araya Getirilerek EkSik Kalan Yanlarının tamammış gibi algılanması ilkesidir. Örneğin Beyaz Bir Sayfa üzerine Sadece Gunes gözlugu Burun ve Agız kısmı cizildigin de Beynımız Bunun bir insan Sureti oldugunu algılar ve Sanki Bu gözluk-Agız-Burun dan oluşan Cizimin Cercevesi (Kafa/Baş Kısmı Sınırları ) Varmış hissi uyandırır.
Yanda ki Resimde de Görüldüğü Gibi Hepimiz ilk Bakışta Bunun bir panda oldugunu Algılıyoruz. Ama Aslın da Pandanın Tamamı Cizilmemiş Sadece Siyah kısımlar (Benekler) Vurgulanmış. Ancak Beynin Eksik Yanları Tamamlayabilme özelliği Sayesin de Biz Bunu Tum Vucut Sınırları Belirlenmiş Bir Panda Olarak Algılıyoruz.
iŞte Karşılaştıgımız Bu Durum Geştalt'çılar Tarafından Beyinin Açık/Eksik Kalan Yanları kendiliğinden tamamlayabilme Yetsine Sahip oldugunu Söyler.
Süreklilik ilkesi : Sonunu Göremediğimiz Bir Kurgunun Sanki Devamı Varmış gibi Yada Görunen Kısmında oldugu gibi AYNEN devam ettigini Anlatır.
Yanda ki Resimde de Göruldugu gibi Sonsuza Giden Bir Şeklin Aslında Biz Nasıl Devam ettigini görmuyoruz. Ancak Şeklin Görmediğimiz
9 Mart 2012 Cuma
Le Corbusier Mimari Yapı ( ŞAPKA )
Mimarlık, ışıkta bir araya getirilmiş kütlelerin ustaca, doğru ve muhteşem oyunudur.” Bu söz, yirminci yüzyılın en ünlü mimarı, modernist mimarinin kurucusu ve şezlongun yaratıcısı Le Corbusier’ye ait.
Fikirleri dünya çapında büyük ilgi uyandıran Le Corbusier çağının çığır açan mimarı olarak ismini belleklere kazıdı. Yapıları, yazıları ve kişiliğiyle 20. yüzyılın en önde gelen figürlerinden biri olan ve bugün bile mimarları etkileyen Le Corbusier, yaşadığı dönemde eleştirilere hedef olduysa da , günümüz mimari ve şehircilik anlayışını derinden etkileyen eserleriyle ölümsüzler arasına girdi.
“Hayatımda yaptığım en büyük hata Atatürk’e yazdığım mektuptur. Eğer ‘İstanbul’u bu dokusu ile bırakın, imar planı yapmayın. Bu şehir Bizans kokusunu taşımalıdır’ gibi aptal bir gafı yapmasaydım şuan dünyanın incisi olan o şehrin imar planını ben yapıyor olacaktım.”

Le Corbusier olarak tanınan Charles Edouard Jeanneret, kent planlamacı, ressam, heykeltıraş, yazar ve mobilya tasarımcısıydı. Aynı zamanda iyi bir gezgin olan Le Corbusier, bu gezilerden edindiklerini mimari anlayışı ile bağdaştıran ve bu günün mimarisini şekillendiren bir mimar olmuştur.
Le Corbusier’yi bu kadar değerli kılan yönlerinden biri kuşkusuz çıplak betonu ilk kez bilinçli biçimde kullanmış olmasıdır. Binalarda ilk kez kolonu kullanarak bütün mimarlık anlayışını değiştiren bir adım atan Le Corbusier, o güne dek aynı zamanda taşıyıcı olan duvarları yükten kurtarır. Bu yöntem, tasarımı özgürleştirir ve yapının işlevselliğini artırır. Betonu ve tuğlayı heykeltıraş gibi kullanır; çıplak bırakmaktan korkmaz.
Fikirleri dünya çapında büyük ilgi uyandıran Le Corbusier çağının çığır açan mimarı olarak ismini belleklere kazıdı. Yapıları, yazıları ve kişiliğiyle 20. yüzyılın en önde gelen figürlerinden biri olan ve bugün bile mimarları etkileyen Le Corbusier, yaşadığı dönemde eleştirilere hedef olduysa da , günümüz mimari ve şehircilik anlayışını derinden etkileyen eserleriyle ölümsüzler arasına girdi.
“Hayatımda yaptığım en büyük hata Atatürk’e yazdığım mektuptur. Eğer ‘İstanbul’u bu dokusu ile bırakın, imar planı yapmayın. Bu şehir Bizans kokusunu taşımalıdır’ gibi aptal bir gafı yapmasaydım şuan dünyanın incisi olan o şehrin imar planını ben yapıyor olacaktım.”
Le Corbusier olarak tanınan Charles Edouard Jeanneret, kent planlamacı, ressam, heykeltıraş, yazar ve mobilya tasarımcısıydı. Aynı zamanda iyi bir gezgin olan Le Corbusier, bu gezilerden edindiklerini mimari anlayışı ile bağdaştıran ve bu günün mimarisini şekillendiren bir mimar olmuştur.
Le Corbusier’yi bu kadar değerli kılan yönlerinden biri kuşkusuz çıplak betonu ilk kez bilinçli biçimde kullanmış olmasıdır. Binalarda ilk kez kolonu kullanarak bütün mimarlık anlayışını değiştiren bir adım atan Le Corbusier, o güne dek aynı zamanda taşıyıcı olan duvarları yükten kurtarır. Bu yöntem, tasarımı özgürleştirir ve yapının işlevselliğini artırır. Betonu ve tuğlayı heykeltıraş gibi kullanır; çıplak bırakmaktan korkmaz.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


